Bir nasihat bin musibetten iyidir

Kerem Eymür, GundemBesiktas.com okurları için yazdı.

Bir nasihat bin musibetten iyidir
A+
A-
30 Eylül 2020 14:09

Başlığı yanlış atmışsın Kerem dediğinizi duyar gibiyim. Hayır yanlış değil, bilerek yazdım. Neden mi?
Balık baştan kokar misali, bu yönetim Beşiktaş’ın başına geldiğinden beri yaptığı ve yapmadığı icraatlar ile Beşiktaş’ı yönetemeyeceğini zaten bizlere göstermişti. Böylesine parasız ve zor durumda Beşiktaş’ı devir alacak yönetimin çok bilgili, planlı ve programlı olması gerekirdi. Kısacası her zamankinden daha güçlü ve ne yaptığını bilen bir yönetim kurulu Beşiktaş’ı yönetmeliydi. Maalesef bu mümkün olmadı.

Geçen sezon sonunda buradan yönetime seslenerek, ne yapıp edilip, kaynak yaratılmasını ve eldeki mevcut oyuncuların maaşlarının zamanında ödenmesini, aksi takdirde, transfer sezonunda zorlanacağımızı ve istediğimiz oyuncuların, paramızı alamayız tehlikesi ile bizi tercih etmeyeceğini defalarca belirtmiştim. Ancak değerli yönetimimiz, bu astronomik rakamlar ile yapılan oyuncu sözleşmeleri için eski yönetimi eleştirip, basın önünde hesap soracağına, alacaklarını isteyen oyunculardan hesap sormayı tercih etti. Paralarını alamayıp, Beşiktaş’ı terk eden oyunculardan, kurtulduk diye sevinip, çok iyi bir iş yapmış edaları sergilediler.

Maliyetli ve istenmeyen oyuncuların elden çıkarılma işi bir yönetim becerisidir. Burada zararın neresinden dönülürse kardır mantığıyla hareket edilmeli, gerekirse elden çıkarılan bu oyuncuların maaşlarının bir kısmı karşılanmalıydı. Böylece takımdaki maaş dengeleri de ayarlanıp, daha az paraya oynayan oyucuların performansları da düşürülmemeliydi. Sizin en önemli pozisyonlarınızdan birinde oynayan, Vida gibi oyuncuyu bu şartlarda elden çıkaramazsanız, bu oyuncuyu kovmaktan beter edercesine baskı yapıp, oyuncunun kafasını darmadağın ederseniz ve aynı zamanda bu oyuncuyu ilk on birinizde oynatırsanız, sonuçlarına Konyaspor maçında olduğu gibi katlanırsınız. Üstelik bu oyuncu geldiğinden beri hırsı ve tutkusuyla Beşiktaş’a çok yarar sağlamıştı. Sanki stoper bolluğunuz varmış gibi Vida’ya bu şekilde yüklenmek, Beşiktaş’ın yararına değil, zararına olur. Madem Vida’nın maaşını verecek takım bulamıyorsunuz, ya da Vida’nın gideceği takımda alacağı maaşının bir kısmını karşılayamıyorsunuz, o zaman en önemli ve eksik olan pozisyonlarınızdan birinde oynayan Vida gibi bir stoperi kovmaktan beter edip, performansını neden allak bullak ediyorsunuz ? Bu kadar acemice ve düşüncesizce bırakın Beşiktaş’ı, hiçbir takım yönetilemez. Madem Vida gönderilmeye çalışılıyordu, o zaman Roco niye elden çıkarıldı? Bu kadar yanlışa insanın inanası gelmiyor.

Böyle bir yönetimi olan bir takım, bu şartlar altında belirli liglerden kariyerli ve kaliteli oyuncular alabilir mi? Ya da belirli liglerde oynayan kariyerli ve kaliteli oyuncular mevcut durumda Beşiktaş’ı tercih eder mi? Bunu futbolu biraz takip eden bir kişi zaten bilir. Ancak basınımız, tüm bunları dile getirip, gerçekleri taraftara açıklamak yerine, daha fazla okunmak adına her gün Beşiktaş’a bir sürü oyuncu transfer ederek, hala umut tacirliği yapmaya devam ediyor.
Umduğu değil, bulduğu oyuncuların dayatıldığı, her şeyin üzerine yıkıldığı Sergen’den sihirbazlık beklenildiğini defalarca söyledik. Böyle bir takımı yönetmeye çalışan Sergen’in de doğal olarak kafası darmadağın. Herhalde bu kadar çok yanlışın yapıldığı yerde yutkumcuk olmuştur diye düşünüyorum. Zira Sergen gibi birinin bu durumlarda sessiz kalması hayra alamet değil. Elinde olsa bu şartlarda bir dakika durmaz. Ancak Beşiktaş’ı böyle bir durumda bırakmak istemiyor diye düşünüyorum. Sergen bırakırsa, bazı aklı evvellerin üzerine geleceğini ve tüm bu olumsuzlukları kendisine yükleyeceklerini biliyor.

Her şeyi yanlış yapmakta ve Beşiktaş’ın yararı için verilen tavsiyeleri yanlış anlamakta ısrar eden yönetimimiz, bir musibet bin nasihat sözünü de yine yanlış anlayarak, bin musibet bir nasihat’ tan iyidir şeklinde algılamış olabilir. Zira belirli mevkilere oyuncu ihtiyacımız olduğu halde, göz göre göre bu açıkları kapatmayıp, Şampiyonlar liginde, Avrupa liginde ve kendi ligimizde yaşanılan musibetleri görüp, hala bir şey yapmamalarının başka bir izahatı yok. Bu saatten sonra yapılacak muhtemel transferler ancak günü kurtarmak adına yapılabilir. Halbuki iyi bir plan ve programla, daha geçen sezon sonunda giden oyuncuların yerleri doldurulmuş olsaydı,, Paok ya da Rio Ave gibi 3.sınıf takımlara elenilmezdi. Böylece kasaya parada girmiş olurdu. Ama bütün söylemlerimize ve uyarmalarımıza rağmen, bu yönetim bunu nedense yapmadı.

Kulüp yönetmek bir nevi fabrika ya da şirket yönetmeye benzer. Türkiye’nin sayılı iş adamlarından biri olan Sn. Ahmet Nur Çebi, kendi fabrikalarında ve işletmelerinde, bir makinanın başına param yok ya da bulamıyorum diyerek Makine Mühendisi yerine Kimya Mühendisi koyar mı? Tüm bu kararları kendisi verip, getirdiği CEO nun tüm isteklerini paramız yok diye reddedip, sonra da her şeye o karar veriyor biz onun arkasındayız gibi kelimeler kullanır mı? Bu CEO böyle bir şirkette kariyerini zedelemeyi göze alıp, daha ne kadar kalmaya devam eder? Ya da böyle bir işletmenin varlığı nereye kadar sürer? Bu durumda olan birinin şirketlerini kapatıp, ya da bilene devir edip, gitmesi gerekmez mi? Sn.Çebi, Beşiktaş’ta bu zamana kadar yaptıklarını ya da yapamadıklarını kendi şirketlerinde yapsaydı, bu kadar büyük ve herkesin tanıdığı bir iş adamı olabilir miydi?

O halde Beşiktaş’ta neden bunlar yapılmadı. Orijinal bir sağ bek alınacağına, sağ bek ile alakası olmayan oyuncular neden oralarda oynanmaya zorlandı? Neden transfer yapmak için transfer yapılıp, kariyeri olmayan, Anadolu takımında oynayan, belli yaşta ki oyuncular ya tutarsa mantığı ile takıma getirildi? Üstelik şimdiye kadar Anadolu takımlarından alınıp da başarılı olan bir tek Tosiç varken, neden denenmiş bir daha denendi? Tabir yerindeyse bit pazarından marka gömlek mi bulmaya çalışıldı? Yoksa eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı atasözü, daha önce nasıl gönderildiği aşikar Gökhan Töre ve bana göre sakatlığı bilinmezliğini koruyan, 2 sezondur sadece iki elin parmakları kadar maç oynamış Aboubakar ile mi çürütülmek istendi? Eğer kaynak yaratamayıp, bu şekilde zarar etseydiniz, kapatacağınız ya da başkasına devir edeceğiniz şirketler gibi neden Beşiktaş’ı başkasına devir edip, gitmiyorsunuz? Transfer yapmak için daha kaç maç kaybetmemizi bekliyorsunuz? Futbolda para kazanmanın, maç kazanmak ve Avrupa’da boy göstermek ile doğru orantılı olduğunu bilmiyor musunuz? Böylece elden çıkarmak istediğiniz oyunculara Pazar yaratacağınızı ve aynı zamanda kulübe bonservis gelirleri sağlayacağınızı hiç düşünmediniz mi?

Futbol da maçlar kaybedilebilir. Her maçı kazanamazsınız. Bu yüzden futbol bu kadar sevilir. Ben kaybedilen Konyaspor maçından sonra bu yorumları yapmıyorum. Geçen sezon sonundan beri yapılan yönetimsel yanlışları gördüğüm için kaybedilen Şampiyonlar Ligi ve sonrasındaki Avrupa Ligi maçlarından önce yönetimi defalarca uyarmıştım. Şimdi de bundan sonra ligimizde kaybedeceğimiz bir sürü maç öncesi yönetimi bir kez daha uyarıyorum. Transfer pazarı henüz kapanmadı. Şayet herhangi bir kaynak yaratamayıp, ya da kişisel teminatlarınızı kullanmayıp, acilen gerekli yerlere Avrupa’nın belli liglerinden kaliteli oyuncu transferleri yapamazsanız, Beşiktaş’ı çok sıkıntılı günlerin beklediğini söylememe artık gerek yoktur diye düşünüyorum. Beşiktaş takımının kaliteye ihtiyacı var. Kaliteli bir oyun, ancak kaliteli oyuncular ile olur. Kalitesizlikte, kendine güvensizliği ve kırılganlığı getirir.

Kaliteli oyuncular bulmak, oyuncu izleme komitesinin, bu oyuncuları takıma kazandırmak için kaynak yaratmak yönetimin, bu oyuncuları doğru yerde kullanıp, iyi bir takıma dönüştürmek Teknik Direktörün işidir. Bu yüzden ben oyuncular üzerinden eleştiri yapmayı doğru bulmam. Ben eğer takımı eleştireceksem, bunu o takımı kuran yönetim ve teknik heyet üzerinden yaparım.

O kadar çok musibet var ki? Benim daha bir musibet için nasihat’ larım bine ulaşmadı. Bu kadar musibet içerisinde nasıl binlerce nasihat yapılabilir ki? Şayet transfer sezonu kapanmadan, gerekli yerlere Sergen’in istediği kaliteli oyuncular alınmazsa, o zaman bu kadar çok nasihat’ ı, tek bir nasihat çatısı altında toplamak gerekir. O nasihat ise, Beşiktaş’ı ve kendinizi daha fazla yıpratmama adına mümkün olan bir zamanda olağanüstü kongre kararı almanızdır.

Emin olun bazen “Bir nasihat bin musibetten iyidir”

Kerem EYMÜR

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.