Genius Hotel İstanbul

Gölge etmeyin başka ihsan istemez

Kerem Eymür, GundemBesiktas.com okuyucuları için yazdı.

01.03.2021
A+
A-

Bir teknik direktörden çok daha fazlası olan Sergen Yalçın önderliğinde ki Beşiktaş , dolu dizgin yoluna devam ediyor. Kimsenin sezon başında şans vermediği, kadrolara bakarak, ilk on içerisine bile sokmadıkları Beşiktaş, Sergen ve ekibinin inanılmaz bir şekilde oyuncuları organize etmesinden dolayı şampiyonluğun en önemli takımı halini aldı. Şimdi tüm Beşiktaşlıların kafalarında, “F.Bahçe ve G.Saray’ın olduğu bir şampiyonluk yarışında, Beşiktaş’ın önü ne zaman kesilecek ?” sorusu var. Çünkü Beşiktaş taraftarı geçmişte gözlerinin içine bakıla, bakıla ellerinden alınan şampiyonluklardan, en kritik anlarda kendi aleyhlerine yapılan haksızlıklardan çok çekti. Bu yıl da haklı olarak bu tip şeylerin olmasından çekiniyor. Zira takımlarının haklarını ellerinden geldikçe korumaya çalıştıkları ve takımlarını ateşleyebildikleri tribünlerden uzaklar. Hiçbir şey yapamamaktan korkuyorlar. Kalitesi belirli bir seviyede olan, tek silahı fizik, kondisyon ve arkadaşlık olan, sahada canla başla mücadele eden oyuncularının bu emeklerinin boşa çıkmasından, onların bu çalışmalarının karşılığını futbol dışı sebeplerden dolayı alamamasından korkuyorlar.  Bu konuda da kendilerinin isteyerek getirttikleri kendi öz evladı Sergen’e güveniyorlar. Yukarıda da bahsettiğim üzere, onlar için Sergen Yalçın bir teknik direktörden daha ötesi bir konumda yer alıyor.

Sergen Yalçın sadece kaybedilen maçlardan sonra değil, kazanılan maçlardan sonra bile çıkıp, o kendi güzel üslubu ile hakemleri eleştirip, tabir yerinde ise aba altından sopa gösteriyor. Küçük yaşlardan beri en üst seviyede içinde olduğu Türk Futbolunun düşünce yapısını, Beşiktaş’a karşı olan algılarını ve sistemsizliğini çok iyi biliyor. Nerede ise herkesi isim isim tanıyıp, onların içinden geçenleri bile tahmin edebiliyor. Hal böyle olunca, bu kişilerin anlayacağı lisandan konuşup, Beşiktaş’ın hakkının, kendisinin ve bu alnı öpülesi oyuncularının emeklerinin heba edilmesine engel olmaya çalışıyor.

Sn.Başkanımız Ahmet Nur Çebi’nin yerinde duramayan, faal ve çalışkan birisi olduğunu zaten hepimiz biliyoruz. Kendisi kameralara çıkıp, görüş bildirmeyi de çok seviyor. Sergen’den dolayı buna gerek olmadığını düşünmüş olacak ki, uzun zamandan beri hakemler ve federasyon hakkında   konuşmamayı tercih edip, mesaisini  bir sonraki yılın planlamasına harcıyor gibi göründü. Geçtiğimiz günlere kadar Sn.Başkanın bu tavrı, geçen sezon başında  plansız ve olumsuz şartlarda girilip, kaybedilen Şampiyonlar Ligi giriş biletinin değerinin anlaşıldığını ve bu yıl işlerin sıkı tutulacağının sinyallerini verdi.  Bu çalışmalar ve Sn.Başkanın duruşu  Beşiktaş camiasını ve bizleri ayrıca mutlu etti.

Ancak Sn.Başkan son günlerde, gerek bu ekonomik konulardan, gerekse basın önünde konuşacak konu olmadığından bunalmış olsa gerek ki, yeni arayış ve uğraşlar içine girmeye niyetlendi. Özellikle büyük kulüplerin başkanlarının  Federasyon ile papaz olmamak adına pek bulaşmak istemedikleri Kulüpler Birliğine başkan oldu. Halbuki bundan önce ki Göztepespor’un başkanının nasıl bir işe bulaştığını geç de olsa anlayıp, kimse ile kötü olmadan bu işi  bırakmak için nasıl şekilden şekile girdiğine hepimiz şahit olmuştuk.

Sn.Başkan, Kulüpler Birliği Başkanlığı koltuğuna oturur, oturmaz,  Portekiz Federasyonunun son günlerde almış olduğu,” Portekiz maçlarına yabancı hakem getirilmesi” uygulamasından çok etkilenmiş olsa gerek ki, “Futbolumuza yabancı hakemler getirilsin” şeklinde bir fikir ortaya attı. Futbolumuzda bu tip tartışmalar yeni değildir. Geçmişte de dönemsel olarak bu tartışmalar gündeme gelmiştir. Hatta çok eskiden yabancı hakemlerin ülkemize gelip, maç yönettiklerini büyüklerimizin ağzından pek çok kereler duymuştuk.

Portekiz  futbol kültürü olan, takımları Porto ve Benfica başta olmak üzere  Avrupa’da devamlı surette boy gösteren ve başarılar kazanan tam bir futbol ülkesidir. Ayrıca milli takımlar düzeyinde ki başarıları ve son Avrupa şampiyonluğu unvanı hepimizin malumudur. Başta Güney Amerika ve Afrika ülkelerinden keşfettikleri ve Avrupa futbol piyasasına çok büyük paralar ile sattıkları oyuncular ile her yıl ülke ekonomilerine büyük katkılar  sağlayan bir ülke olan Portekiz, çok iyi işleyen bir futbol sitemine sahiptir. Geçtiğimiz yıllarda dünyaca ünlü takımlarından Boavista’yı, finansal fair play kurallarına uymadığı gerekçesi ile ligden düşürerek, ne kadar adaletli ve sisteminin arkasında duran bir ülke olduğunu herkese göstermişti. Bu sistem çarkı  içerisinde ki  tek bozuk dişli olan hakemlerinin son yıllarda göstermiş oldukları kötü performans  ve yaptıkları eyyamları, kendi içlerinde düzeltemedikleri için, böyle bir karar almışlardır.  

Ancak ülkemiz futbolundaki sistemsizlik ve futbol kültürümüzün olmayışı, futbolumuzda  adaletsizlik ve kokuşmuşluğu beraberinde getirmiştir. Burada tek suçlu hakemler olmayıp, onlarda bu sistemsizliğin sadece bir parçasıdır. Öncelikle ülkemizde bir futbol kültürünün oturtulması gerekmektedir. “İş bilenin, kılıç kuşananın” mantığıyla hareket edilen futbolumuzda,  bazı çevrelerce kazanmak adına her şey hak görülmektedir. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla hareket edilen ülkemizde, canı yanmadan hiç kimse bu konuda konuşup, kendini ve bağlı bulundukları camiaları ateşe atmak istememekte,  tabir yerinde ise cengaverlik yapmamaktadır. Çünkü bu tip çıkışlar, söyleyenin yanına kar değil, zarar olmaktadır.

 Sn.Ahmet Nur Çebi,  bir iş adamı olmasından ve kısa sayılabilecek bir yönetim geçmişinden dolayı, bu konulara yabancı olabilir. Belki de bu yüzden  geçmişte de defalarca tekrar edilen, ancak yukarıda bir kısmını belirttiğim sebeplerden dolayı gerçekleşemeyen ve bundan sonra da gerçekleşmesi pek mümkün görünmeyen yabancı hakem fikrini dile getirmiştir. Ancak bu fikir ve söylemler ülkemizde farklı noktalara çekilerek, bu fikri savunan kişilerin bağlı bulundukları takımları zor durumlara düşürür. Özellikle bu takım yıllarca neden olduğu bilinmeyen bir şekilde herkes  tarafından  çok seviliyormuş gibi gösterilen, ancak her defasında hakkı yenen ve şuan gelinen noktada önü kesilmek için fırsat kollanan Beşiktaş ise,  bu söylemler  çok daha tehlikeli bir hal alabilir. Sn.Başkan, yönetim kurulunun başında durarak, tüm mesaisini ekonomik konular ve gelecek sezonun planlamasına harcayacağına, dertsiz başına dert alarak, şu ortamda çok da gerekli olmayacağını düşündüğüm bir şekilde Kulüpler Birliği Başkanı olmuştur. Bununla da kalmayıp, yeni görevini sahiplendiğini göstermiş,  bu tip anlamsız fikir ve söylemlerde bulunarak, zaten futbolumuz da yabancı muamelesi gören ve al aşağı edilmek  için fırsat kollanan Beşiktaş’ın başına açılabilecek muhtemel dertlere istemeden zemin hazırlamıştır.

“Yabancı hakem” derken,  bize yabancı muamelesi yapıp, bizi aşağıya çekmek için fırsat kollayan hakemlerimiz dışında,  sayıları çok azda olsa iyi niyetle maç yönetmeye çalışan hakemlerimizi de kendimize yabancılaştırırız. Bunlar olduğunda da, o her defasında konuşmaya can attığınız ve sizi destekliyormuş gibi gözüken değerli basınımız, yabancı basın gibi davranarak, tabir yerinde ise Fransız kalır. Tıpkı diğer kulüp başkanlarının sizin “Yabancı Hakem Getirilsin” söyleminize  Fransız kalmaları gibi.

Beşiktaş’ın çok değerli Başkanı Sn.Ahmet Nur Çebi olarak,  Diojen’in yaptığı gibi gün ışığında fener ile dolaşıp, dürüstlük aramayın. Siz Beşiktaş’ın iyiliği için  Diojen’in dediğini yapın.

 “Gölge etmeyin, başka ihsan istemez”

 

Kerem EYMÜR

 

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.