Güven tazelemek

Kerem Eymür, GundemBesiktas.com okurları için yazdı.

23.07.2020
217
A+
A-

Son günlerde aldığımız duyumlar, Sn.Ahmet Nur Çebi’nin Genel Kurula gidip, güven tazeleyeceği yolunda. Aylardır ödenemeyen personel maaşları, alacaklarını alamadıkları için sözleşmelerini fesh edip, Fifa ya giden oyuncular, parasızlıktan ve sponsor bulamamaktan, kapanma noktasına gelen amatör branşlar, kimse ile kötü olmama adına sorulamayan hesaplar gibi pek çok nedenden dolayı sarsılan güveni geri kazanmak (tazelemek) adına Genel Kurula gidiyor.

Bu güven tazeleyiş, “Yönetim kurulundaki arkadaşlarım, verdikleri sözleri tutmadılar, ellerini ceplerine sokmayarak, kaynak yaratamadılar ve beni yalnız bıraktılar. Bu yüzden yeni bir yönetim kurulu oluşturmam için sizden yetki istiyorum.” demenin Türkçesidir. İyi güzel de, Sn. Başkan Futbol Aş nin altına imzasını atmayarak, bu borçların ödenebileceğine, Beşiktaş’ın kısa zamanda düzlüğe çıkabileceğine güvenmediğini, daha doğrusu bunları becerebileceğine güvenmediğini herkese gösterdi. Böyle bir lider ile kim yola devem etmek, ya da elini taşın altına koymak ister?

Bir dönem Sn.Fikret Orman’ın listesinde görev yapan, bu vesileyle kulüpteki hemen hemen her şeye vakıf Sn.Ahmet Nur Çebi, neye güvendi de, Başkanlığa adaylığını koydu ? Beşiktaş’ın içinde bulunduğu borç batağını bilmiyor muydu? Doğrusu çok merak ediyorum. Sn.Başkanın genel kurulda güven tazelemeden önce, kendi içinde bu işin altından kalkıp, kalkamayacağını sorgulaması ve kendi öz güvenini tazelemesi gerektiğini düşünüyorum.

Arkadaşlar bu iş böyle devam etmez, edemez. Çok acil bir hal, çaresi bulunması lazım. Her geçen zaman aleyhimize işliyor. Borçların faizleri işlemeye devam ediyor. Bu iş genel kurula gitmekle, güven tazelemek ile olmaz. Camia içerisinde sözü geçen, paralı kişiler ve kuruluşların toplanıp, “Sen , Ben yok, Beşiktaş var” sloganı içerisinde hareket etmeleri, egolarını, kişisel kavgalarını bir kenara bırakmaları ve Beşiktaş’a sahip çıkmaları gerekir. Genel kurula gitmeden, aralarında seçecekleri bir Başkan ile görev dağılımı yapıp, öncelikle kulübe çok acil sıcak para sokmaları, aylardır maaşlarını alamayan kulüp çalışanlarının ve oyuncuların alacaklarını acilen ödemeleri gerekir. Yoksa kulüpte hizmet edecek personel bulunamayacağı gibi, parası ödenemeyen oyuncular ile ilgili, Fifa’nın ağır yaptırımları ile baş başa kalınır ve bunun sonucunda Beşiktaş’ın yegane gelir sağlayabileceği Avrupa kapıları suratımıza kapanır.

Sn.Başkan darılmasın ama bu mali tablo kendisinin altından kalkabileceği bir tablo değil. Gerçekçi olmak gerekirse, bir kişi hariç, kimsenin altından kalkabileceği bir durum değil. Bu kişi Sn.Yıldırım Demirören’den başkası olamaz. Mevcut durum itibarıyla şayet bir güven tazelenecek ise, bu borçların altına girebilecek, kısa vade de kulübe nakit girdi sağlayabilecek Sn.Yıldırım Demirören’e güven tazelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Zira camiamız içerisinde kulübümüze bu kadar sıcak para sokabilecek imkanı olan ve bunu gözünü kırpmadan gerçekleştirebilecek kadar Beşiktaş sevdalısı bir tek Sn. Demirören var. Ben Sn.Demirören’in geçmiş hatalarından ders çıkardığını, bu hatalarını temizlemesi ve Beşiktaş’ı bu borç batağından çıkarması adına ikinci bir şansı hak ettiğini düşünüyorum. Zira Sn.Yıldırım Demirören ve ailesinin mal varlığı herkesçe bilinmektedir. Böyle bir kişinin Beşiktaş’ı maddi menfaatleri için kullanmayacağı zaten aşikardır.

Sn.Demirören Beşiktaş’ı sadece manevi menfaatleri için kullanır. Bunlarda kendi başkanlığında Beşiktaş’ın zaferlerden zaferlere koşması ve kupalar kazanmasından başka bir şey değildir. Bu yüzden ilk gelişinde bu aşkını ve hevesini frenleyemedi. Kısa vadede hemen başarı kazanmak istedi. Tam olarak bir plan ve program içerisinde bulunamadı. Sonucunda da maddi ve manevi kayıplar oldu. Birde üstüne 3 temmuz olayları çıkınca işler iyice sarpa sardı ve bıraktı. Beşiktaş’ı tek başına yönetmediği halde kimseyi de suçlamadı. Mevcut durumu bildiğinden, alacakları için yasal yollara başvurmadığı gibi, bunu hiçbir yerde dile bile getirmedi. Mevcut durumu 2003 – 2004 sezonunda İnönü’de oynadığımız , malum Ayhan Akman olayının olduğu G.Saray maçında da yaşamıştı. Orada da Beşiktaş aşkı baskın çıkmıştı. Olayların kendisi ile doğrudan alakası olmadığı halde, o dönemin başkanı Sn.Serdar Bilgili, G.Saray camiasından özür dilediği için, kendini suçlanmış hissederek, istifa etmişti. Bu konuyu da hiç dillendirmedi. Haklı olarak herkes olaylara kendi pozisyonundan bakıyor. Bu yüzden başta taraftar olmak üzere, pek çok kişi Sn.Demirören’i sevmiyor. Çünkü içimizde ki Beşiktaş aşkı, isyan duygusu bizi düşünmeden anlık hareketlere, fevri davranışlara sürükleyebiliyor. Aynı demin bahsettiğim Sn.Yıldırım Demirören gibi. Çünkü kendisiyle taraftar arasında hiçbir fark yok. Zaten sıkıntı, başkanlığını da taraftar gibi yapmasından dolayı oldu. Federasyon başkanlığı yaptığı dönemde bunu daha da net gördüğünü, kötü zamanlarda kendisini yalnız bırakan, sırf menfaatleri için yanında yer almış kişiler ile Beşiktaş’a hizmet etmeye hevesli gerçek Beşiktaşlıları birbirlerinden ayırt ettiğini düşünüyorum. Kendisi de kimseden çağrı beklemeden, kırgınlıklarını bir kenara bırakıp, acilen iyi bir ekip kurup, Beşiktaş başkanlığına yeniden talip olmalıdır.

Hatalarla, kusurları ayırt edelim sevgili Beşiktaşlılar. Kusurlulardan hesap soralım, hatalılara da bu hatalarını düzeltmeleri için şans verelim. Gün isimlerin kırgınlıkların günü değil. Gün “Sen ben yok, Beşiktaş var” günü. Gerçeklerle artık yüzleşelim. Egolarımızı tatmin etmek için hariçten gazel okumayalım. Okuyan varsa da, bir zahmet pamuk ellerini ceplerine soksun, tabi o kadar paraları varsa.

Beşiktaş bizim yaşam felsefemiz, sevincimiz, üzüntümüz, kısacası hayatımızdır. Çocuklarımıza bırakacağımız mirastır. Çocuklarımızın üzülmemesi, şimdi ve gelecekte Beşiktaş ile nice mutluluklar, zaferler yaşaması için, kişisel kırgınlıklarımızı ve gururlarımızı bir kenara bırakıp, Beşiktaş’ın menfaatleri için davranalım. Unutmayalım ki, “Konu Beşiktaş ise gerisi teferruattır.”

Güvenleri değil, Beşiktaş’ı tazeleyelim.

Kerem EYMÜR / GundemBesiktas.com

ETİKETLER:
YORUMLAR

  1. Anonim dedi ki:

    harfiyen katılıyorum, geçenlerde de tasarruf önlemleri kapsamında Kartal yuvalarının kapatılacağı ve sadece internet üzerinden alışveriş yapılabileceğini okumuştum, sakın ha.