”TFF’nin ‘Hakem söyledi, ben onun yalancısıyım’ fıkrası yüzünden lige konsantre olamıyoruz!”

Akşam gazetesi Yazarı Alen Markaryan’ın yazısı.

”TFF’nin ‘Hakem söyledi, ben onun yalancısıyım’ fıkrası yüzünden lige konsantre olamıyoruz!”
A+
A-
16 Şubat 2020 16:43

Futbol Federasyonu’nun ‘Hakem söyledi, ben onun yalancısıyım’ tarzındaki fıkrasından sonra, maça odaklanmaya çalışıyoruz. Mevzu adaptasyon sorunu değil ha! Fıkra çok komik, gülmekten motive olamıyoruz!!!

****

Derken Sergen Yalçın’ın Lens’i ilk 11’e ve sağ bek olarak sahaya sürdüğünü görüyoruz. Gerisi Boateng’le beraber elde ne varsa bildiğiniz çocuklar. Beşiktaş taraftarının takımını İnönü tadında tribüne çağırmasından sonra maça beklenenin aksine kontrollü ama istekli başladı. Orta sahada kaptırılan toplarla kontra futbolu oynayan iki takım da istediği pozisyonları bulamıyordu. Rize ve Antep maçlarındaki gibi 6-7 kişiyle önde basmıyorduk ve bayağı temkinliydik. Bu bölümde göze çarpan tek şey aşırı top kaybıydı ve Başakşehir’in girdiği gol pozisyonlarıydı. Laf aramızda şu Elneny’e birileri desin ki, “Her aldığın topu 3 metre yanındaki adama vermekten ne anlıyorsun. Yan pastan vazgeç lütfen…”

İlk yarım saat dolduğunda rakip yarım sahada Beşiktaş daha çok görünüyordu ama cılız şut finalleriyle sıkıntı yaşıyorduk. İlk yarıda dikkatimizi çeken iki konu var; hakemin her yere düşene sorumluluktan kaçıp, düdük çalması, ve Lens’in sağ-sol fark etmeden bütün toplara müdahale edip, ne varsa süpürmesi. Ve bir de şanlı Beşiktaş taraftarı, hiç susmadılar bravo vallahi…

İkinci yarı Başakşehir tam 5 dakika kendi sahasından çıkamamışken iki üç kere de kale önüne ciddi ciddi inmişken, tek topla gol yedik. Ters ayakta ve az adamla yakalandık: 1-0. Golden sonra oyun anlayışı değişmedi Beşiktaş’ın, art arda ataklar izliyorduk. Hele Elneny’nin bir şutu var ki, özgüveni yüksek olup, ayağının üstüyle vursa gol olurdu. Başakşehir’in kapanması Beşiktaş’ın bu bağlamda işine geliyordu. Topla çok oynuyorduk ama sonuca bir türlü gidemiyorduk. Sergen Hoca da bunu görmüş olacak ki Diaby-Ljajic değişikliğine gitti. De nafile sevdalar. Zira Ljajic’in ayağına top bile gelmedi. Ona rağmen dalga dalga geliyorduk, şut bombardımanı vardı ama kaleci Mert’i geçemiyorduk. Geçemedik de.

Alen MARKARYAN

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.